Tazminat Davası Hangi Şartlarda Açılır?
Tazminat davası, bir kişinin hukuka aykırı bir davranış veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini talep etmek amacıyla açılan davadır. Maddi veya manevi zarara uğrayan kişiler, olayın özelliklerine ve kanunda öngörülen koşullara göre sorumlu kişi ya da kurumlardan tazminat talep edebilir.
Trafik kazaları, iş kazaları, haksız fiiller, sözleşmeye aykırılıklar ve kişilik haklarının ihlali tazminat taleplerine konu olabilecek başlıca durumlardır. Ancak her zarar meydana geldiğinde doğrudan tazminat hakkı doğmaz. Zararla hukuka aykırı fiil veya sözleşmeye aykırılık arasındaki bağlantının ve diğer yasal koşulların değerlendirilmesi gerekir.
Peki, tazminat davası hangi şartlarda açılır? Maddi ve manevi tazminat arasındaki farklar nelerdir? Tazminat davası açmadan önce hangi hususlara dikkat edilmelidir?
Bu yazıda tazminat davasının şartları, dava süreci, görevli mahkeme ve zamanaşımı hakkında temel bilgiler ele alınmaktadır.
Tazminat Davası Nedir?
Tazminat davası, hukuki sorumluluğu bulunan bir kişinin neden olduğu zararın giderilmesini amaçlayan dava türüdür.
Tazminat sorumluluğu, olayın niteliğine göre haksız fiilden, sözleşmeye aykırılıktan veya kanunda düzenlenen başka bir sorumluluk hâlinden kaynaklanabilir.
Tazminat talepleri genel olarak iki ana başlık altında değerlendirilir:
- Maddi tazminat: Kişinin mal varlığında meydana gelen ekonomik kaybın giderilmesini amaçlar.
- Manevi tazminat: Kişilik değerlerine yönelik hukuka aykırı bir müdahale sonucunda yaşanan manevi zararın giderilmesine yöneliktir.
Tazminat hukukuna ilişkin temel düzenlemeler, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında yer almaktadır.
Tazminat Davası Hangi Şartlarda Açılır?
Tazminat davası açılabilmesi için öncelikle hukuken korunabilir bir zararın ve bu zarardan sorumlu tutulabilecek kişi veya kişilerin bulunması gerekir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi temel düzenlemelerden biridir.
Genel olarak haksız fiil sorumluluğunda şu unsurlar değerlendirilir:
1. Hukuka Aykırı Bir Fiilin Bulunması
Tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırı bir davranışın bulunması gerekebilir.
Bu davranış, aktif bir eylem şeklinde olabileceği gibi hukuken yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüğün ihmal edilmesi biçiminde de ortaya çıkabilir.
Örneğin trafik kurallarına aykırı araç kullanılması sonucunda başka bir kişinin yaralanması veya mal varlığının zarar görmesi, olayın koşullarına göre haksız fiil sorumluluğuna yol açabilir.
2. Bir Zararın Meydana Gelmesi
Tazminat talebinin temelinde gerçek bir zararın bulunması gerekir.
Maddi zarar; gelir kaybı, tedavi giderleri, çalışma gücünün azalması, araç hasarı veya mal varlığındaki diğer eksilmeler şeklinde ortaya çıkabilir.
Manevi zarar ise kişinin bedensel bütünlüğünün, kişilik haklarının veya diğer kişisel değerlerinin ihlali sonucunda gündeme gelebilir.
Zararın niteliği ve kapsamı, somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
3. Kusur veya Kanunda Düzenlenen Sorumluluk Hâlinin Bulunması
Haksız fiil sorumluluğunda kural olarak kusur önemli unsurlardan biridir. Fiili gerçekleştiren kişinin hukuka aykırı davranışında kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Bununla birlikte Türk hukukunda kusursuz sorumluluk hâlleri de bulunmaktadır. Bu nedenle her tazminat talebinde mutlaka kişisel kusurun ispatlanması gerektiği söylenemez.
Örneğin tehlike sorumluluğu veya adam çalıştıranın sorumluluğu gibi kanunda özel olarak düzenlenen durumlarda farklı koşullar uygulanabilir.
4. Fiil ile Zarar Arasında Nedensellik Bağının Bulunması
Tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırı davranış ile meydana gelen zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir.
Başka bir ifadeyle talep edilen zararın, sorumlu tutulan kişinin davranışından kaynaklanması gerekir.
Zararın tamamen farklı bir olaydan kaynaklandığının anlaşılması veya nedensellik bağını kesen bir sebebin bulunması, tazminat sorumluluğunu etkileyebilir.
Hangi Durumlarda Tazminat Davası Açılabilir?
Tazminat davaları farklı hukuki ilişkilerden ve olaylardan kaynaklanabilir. Uygulamada sık karşılaşılan bazı durumlar şunlardır:
Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davaları
Trafik kazaları sonucunda kişilerin yaralanması, hayatını kaybetmesi veya araçlarında maddi hasar meydana gelmesi durumunda tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Kazanın kusur durumu, zarar görenin uğradığı kayıplar ve sigorta teminatı birlikte değerlendirilir.
Araç hasarı, araç değer kaybı, tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma gibi farklı zarar kalemleri söz konusu olabilir.
İş Kazasından Kaynaklanan Tazminat Davaları
İş kazası sonucunda işçinin bedensel zarara uğraması hâlinde, olayın koşullarına göre işverenin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.
Tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı ve diğer maddi zararların yanı sıra gerekli koşullarda manevi tazminat da talep edilebilir.
İş kazasına ilişkin tazminat taleplerinde işverenin yükümlülükleri, işçinin durumu, kazanın meydana geliş şekli ve kusur değerlendirmesi önem taşır.
Sözleşmeye Aykırılıktan Kaynaklanan Tazminat Davaları
Taraflardan birinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi, diğer taraf açısından zarara neden olabilir.
Bu durumda sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Sözleşmenin içeriği, tarafların yükümlülükleri, ihlalin niteliği ve meydana gelen zarar birlikte değerlendirilir.
Kişilik Haklarının İhlalinden Kaynaklanan Tazminat Davaları
Kişinin şeref ve itibarı, özel hayatı, kişisel verileri veya diğer kişilik değerlerine yönelik hukuka aykırı müdahaleler tazminat taleplerine konu olabilir.
Hakaret, iftira niteliğindeki açıklamalar, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen hukuka aykırı paylaşımlar olayın özelliklerine göre manevi tazminat talebine dayanak oluşturabilir.
Haksız Fiilden Kaynaklanan Diğer Tazminat Davaları
Trafik kazası veya iş kazası dışında da hukuka aykırı davranışlar nedeniyle maddi ya da manevi zarar meydana gelebilir.
Bu tür durumlarda sorumluluğun dayanağı, zarar ve nedensellik bağı değerlendirilerek tazminat talep edilip edilemeyeceği belirlenir.
Maddi ve Manevi Tazminat Arasındaki Fark Nedir?
Maddi ve manevi tazminat, farklı zarar türlerinin giderilmesini amaçlar.
Maddi tazminat, kişinin ekonomik varlığında meydana gelen kaybın giderilmesine yöneliktir. Örneğin trafik kazası nedeniyle yapılan tedavi giderleri veya iş kazası sonucunda oluşan kazanç kaybı maddi tazminat kapsamında değerlendirilebilir.
Manevi tazminat ise kişinin kişilik değerlerine veya bedensel bütünlüğüne yönelik hukuka aykırı müdahaleler nedeniyle yaşadığı manevi zararın giderilmesini amaçlar.
Aynı olaydan hem maddi hem de manevi zarar doğabilir. Gerekli koşulların bulunması hâlinde bu zarar kalemleri için birlikte talepte bulunulması mümkündür.
Bu iki dava türünün şartları ve değerlendirme ölçütleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için Maddi Tazminat Davası Nasıl Açılır? ve Manevi Tazminat Davası Hangi Durumlarda Açılır? başlıklı yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Tazminat Davası Açmadan Önce Hangi Belgeler Gereklidir?
Tazminat davasında sunulacak belgeler, zararın kaynağına ve uyuşmazlığın niteliğine göre değişir.
Genel olarak aşağıdaki belgeler önem taşıyabilir:
- Olayın meydana gelişini gösteren tutanaklar ve resmî kayıtlar
- Sözleşme ve ödeme belgeleri
- Hastane kayıtları ve sağlık raporları
- Fatura ve masraf belgeleri
- Fotoğraf, video ve diğer görüntü kayıtları
- Tanık bilgileri
- Bilirkişi veya uzman raporları
- Yazışmalar ve diğer iletişim kayıtları
- Sigorta poliçeleri ve hasar dosyaları
Her davada bu belgelerin tamamının bulunması zorunlu değildir. Önemli olan, ileri sürülen zararın ve sorumluluğun hukuki dayanaklarının uygun delillerle ortaya konulabilmesidir.
Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Tazminat davasında görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, uyuşmazlığın kaynağına göre değişir.
Haksız fiilden kaynaklanan birçok tazminat davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ancak iş kazası, tüketici işlemi veya ticari ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıklarda farklı görev kuralları uygulanabilir.
Yetkili mahkeme belirlenirken genel yetki kurallarının yanında, kanunda düzenlenen özel yetki kuralları da dikkate alınır.
Bu nedenle dava açılmadan önce uyuşmazlığın hukuki niteliği ve görevli mahkeme doğru şekilde belirlenmelidir.
Tazminat Davalarında Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Tazminat davalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, uyuşmazlığın hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığına göre değişir.
Örneğin iş uyuşmazlıklarından kaynaklanan bazı tazminat taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Ticari uyuşmazlıklar ve tüketici uyuşmazlıklarında da ilgili kanunlarda düzenlenen dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanabilir.
Buna karşılık her haksız fiil kaynaklı tazminat davasında arabuluculuğun zorunlu olduğu söylenemez.
Bu nedenle dava açılmadan önce uyuşmazlığın niteliği ve uygulanacak arabuluculuk hükümleri incelenmelidir.
Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süresi
Tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi, zararın hangi hukuki sebepten kaynaklandığına göre değişiklik gösterir.
Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca genel olarak zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde talepte bulunulması gerekir.
Ancak fiilin aynı zamanda ceza kanunları bakımından daha uzun zamanaşımı süresine tabi olduğu durumlarda bu süre uygulanabilir.
Sözleşmeye aykırılıktan, iş kazasından veya özel kanunlardan kaynaklanan tazminat taleplerinde ise farklı zamanaşımı hükümleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle zamanaşımı süresi her dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Bursa’da Tazminat Davaları Hakkında Hukuki Destek
Tazminat davalarında zararın doğru belirlenmesi, sorumluluğun hukuki dayanağının ortaya konulması ve gerekli delillerin hazırlanması önem taşır.
Trafik kazaları, iş kazaları, sözleşmeye aykırılık ve kişilik haklarının ihlali gibi farklı nedenlerden kaynaklanan tazminat uyuşmazlıklarında hukuki sürecin olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekir.
Bursa’da maddi ve manevi tazminat talepleri, tazminat davalarının açılması ve hukuki uyuşmazlıkların değerlendirilmesi hakkında bilgi almak için Bursa Tazminat Hukuku hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, dava öncesinde zarar, kusur, nedensellik bağı, zamanaşımı ve görevli mahkeme gibi hususların birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tazminat davası açmak için hangi şartlar gerekir?
Tazminat davasının dayanağına göre değişmekle birlikte hukuken korunabilir bir zararın ve bu zarardan sorumlu tutulabilecek kişi veya kişilerin bulunması gerekir. Haksız fiil sorumluluğunda hukuka aykırı fiil, zarar, kusur veya kanunda düzenlenen kusursuz sorumluluk hâli ve nedensellik bağı değerlendirilir.
Maddi ve manevi tazminat aynı davada istenebilir mi?
Gerekli koşulların bulunması hâlinde aynı olaydan kaynaklanan maddi ve manevi zararlar birlikte talep edilebilir. Ancak her iki tazminat türünün hukuki koşulları ayrı ayrı değerlendirilir.
Tazminat davası açmak için avukat tutmak zorunlu mudur?
Tazminat davasında avukatla temsil genel olarak zorunlu değildir. Bununla birlikte zararın hesaplanması, delillerin hazırlanması, görevli mahkemenin belirlenmesi ve zamanaşımı gibi konuların değerlendirilmesi bakımından hukuki destek alınması yararlı olabilir.
Tazminat davası ne kadar sürer?
Davanın süresi mahkemenin iş yoğunluğuna, uyuşmazlığın kapsamına, bilirkişi incelemesine, delillere ve kanun yolu başvurularına göre değişir. Bu nedenle her tazminat davası için kesin bir sonuçlanma süresi vermek mümkün değildir.
Tazminat davası açmadan önce arabulucuya gitmek gerekir mi?
Bu durum uyuşmazlığın türüne bağlıdır. İş, ticaret ve tüketici uyuşmazlıklarında ilgili kanunlarda düzenlenen zorunlu arabuluculuk hükümleri uygulanabilir. Her tazminat davasında arabuluculuk zorunlu değildir.
Tazminat davasında talep edilecek miktar nasıl belirlenir?
Talep edilecek miktar, meydana gelen zararın niteliğine ve kapsamına göre belirlenir. Maddi zararlarda ekonomik kayıp ve belgeler; manevi tazminatta ise olayın özellikleri, ihlalin ağırlığı ve ilgili hukuki ölçütler dikkate alınır.











